Kasık Fıtıkları

Karın içerisindeki organ veya dokuların, karın duvarındaki zayıf bir noktadan fıtık kesesi (periton) ile birlikte karın dışına çıkmasıdır ve cerrahi kliniklerde en sık tedavi edilen hastalıklardandır.

• Öksürük, asit, şişmanlık, gebelik, BPH, malnütrisyon, sigara gibi faktörler karın duvarı fıtıklarının gelişmesinde kolaylaştırıcı faktörlerdir.

Kasık Fıtıklarında Şikayetler ve Belirtiler

Fıtık uzun yıllardan beri var olabileceği gibi aniden bağırsak tıkanıklığı ya da karın ağrısı gibi fıtık komplikasyonları şeklinde de ortaya çıkabilir.

En sık görülen semptomlar ağrı ve ele gelen şişliktir. Muayenede fıtık bölgesinde ele gelen şişlik vardır. Muayenede öksürtme, ıkındırma gibi manevralarla hastanın karın içi basınç arttırılarak fıtık şişliği daha belirgin hale getirilebilir. Efor gerektiren spor aktiviteleri, ıkınma gerektiren hareketler ve aktiviteler hem şişliği artırırlar ve hem de kasıkta ağrıya neden olurlar. Ikınma veya zorlanma sonlandığında, el ile içeri itildiğinden veya hasta yatar durumda iken şişlik genellikle kaybolur. Fıtığın büyüklüğü zamanla artar. tedavi edilmeden uzun yıllar kalan fıtıklarda genellikle fıtık kesesi içeriği skotuma kadar iner ve bazen artık geri itilemez sürekli olarak görünür hale gelir. Yine uzun süre tedavi edilmeyen büyük fıtıklarda bası nedeniyle idrar problemleri oluşabilir. Kasık fıtıklarının kas ya da kemik kökenli kasık bölgesi ağrılarından ayırt edilmesi oldukça zordur. Kasıkta şişlikle seyreden lenfadenopati, spermatosel, inmemiş testis varikosel gibi patolojiler kasık fıtığında ayırt edilmelidir.

Fıtık kendiliğinden geçer mi?

Bir kez fıtık oluştuktan sonra adalelerin arasındaki açıklığın ilaçlarla veya başka yöntemlerle kendiliğinden iyileşmesi mümkün değildir. Fıtığın iyileşmesi için tek çare ameliyat ile zayıf noktanın kuvvetlendirilmesi ve açıklığın kapatılmasıdır (fıtık tamiri).

Fıtık Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Fıtık geliştikten bir süre sonra ağrının hafiflemesi nedeniyle çoğu kişi bir şey yaptırmak istemez. Ancak tedavi edilmeyen fıtıklarda fıtık boğulması ve fıtığın dev boyutlara ulaşması riskleri vardır. Fıtık bölgesindeki açıklıktan karın dışına doğru çıkan ve cilt altına gelen iç organlar genellikle yatınca içeri giderler. Ancak bazen dışarıya doğru çıkan organlar adaleler arasında sıkışır (fıtık boğulması). Bu sıkışma kendini şiddetli ağrı ile belli eder. Fıtık bölgesinde şiddetli ağrı ve yatmakla kaybolmayan şişlik boğulmuş fıtık (inkarsere herni) bulgusudur. Sıkışan organ bağırsak ise sindirim sistemi içindeki hareket bozulacağı için kusma ve karında şişlik de gelişir. Saatler içerisinde (acil) müdahale edilmezse sıkışan organın kan dolaşımı bozulur. Zamanında girişim yapılmayan durumlarda kan dolaşımı bozulan bağırsakta (veya başka bir organ) çürüme gelişir ve bağırsağın bozulan parçasını da ameliyatla almak gerekir. Sonuçta hastanın zamansız (belki de geceyarısı), acilen ve ayrıntılı tetkikler yapılamadan ameliyata alınması ve fıtık tedavisinin yanısıra boğulmuş organların çıkartılacağı büyükçe bir girişim yapılması gerekebilir.

Fıtıklarda Açık Ameliyat Ne Demektir?

Açık yöntemde fıtık bölgesinde 5-6 santimetrelik bir kesi yapılır. Yama bu bölgeye gevşek dikişler ile tutturulur. Ameliyat sonrası gerginlik olmayacağı için ağrı fazla değildir. Genellikle hastanede bir gece kalınırsa da istekli hastalar aynı gün taburcu edilebilir. Ameliyat sonrası erken dönemde bile hastanın oturup kalkması, yürümesi kısaca gündelik işlerini rahatça yapması mümkündür. Tek taraflı kasık fıtığı ameliyatı sonrası ortalama 5-7 günlük istirahat sonrası işe dönülür.

Fıtıklarda Kapalı Ameliyat (Laparoskopik) Nasıl Yapılır?

Laparoskopik (endoskopik) fıtık ameliyatında da zayıf noktanın tamiri yine sentetik yama ile yapılır. Ameliyat için uzun bir kesi yerine küçük deliklerden girilir. Bir adet 2 santimetrelik delikten minik bir kamera sokulup ameliyat yapılacak bölge görülür. İki adet başka 0,5 (yarım) santimetrelik delikten endoskopi için geliştirilmiş ince uzun cerrahi aletler sokulup zayıf noktaya yama yerleştirilir. Laparoskopi ile yapılan girişimlerde ameliyat kesileri çok küçük olduğu için ameliyat sonrası dönem daha rahat geçer. Fıtık tedavisinda laparoskopinin avantajı özellikle çift taraflı (sağ ve sol) kasık fıtıklarında ameliyat olacaklarda belirgin hale geçer. Açık yöntemle her iki kasığa altışar santimetrelik (toplam 12 santimetre) kesi yapılacakken endoskopik yöntemde toplam 2 santimetrelik bir kesiden ameliyat gerçekleştirilir. Bu da ameliyat sonrası dönemin açık ameliyata göre daha rahat geçmesine ve işe dönüşün daha erken olmasına yol açar. İki taraflı laparoskopik kasık fıtığı tamiri yapılanlar genellikle bir gece hastanede kalır ve 5-7 gün sonra işe dönebilir.

Kimler laparoskopik fıtık ameliyatı olmalıdır?

Tekrar etmiş olan fıtıklar, iki taraflı fıtıklar, normal günlük aktivitelerine erken dönmesi gereken tüm hastalar laparoskopik fıtık ameliyatları için özellikle uygun hastalardır. Hastanın laparoskopik yolla ameliyatı tercih ediyor olması da bir seçim nedenidir. Ameliyatı yapacak olan cerrahın laparoskopik yöntem konusunda yeterince tecrübeli olması da çok büyük önem taşımaktadır.

Kapalı ameliyat mı açık ameliyat mı?

Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı açık teknikle yapılan onarıma göre daha az ağrılı ve günlük normal yaşama daha erken dönüşü sağlaması nedeniyle daha avantajlıdır. Özellikle her iki kasıkta birlikte olan fıtıklar aynı ameliyatta kolayca onarılabilmekte ve tekrarlamış kasık fıtıkları da kolayaca tamir edilmekte hasta sağlığına en kısa sürede kavuşmaktadır. Özellikle ilk kez ameliyat olan tek taraflı kasık fıtıklarında laparoskopik ameliyatlar sonrasında hasta zorlanma gerektiren günlük normal hareketlerine çok kısa sürede maksimum 10 gün içinde dönebilmektedir. Açık kasık fıtığı ameliyatlarında ise ameliyat yerinde olası şişlik ve ağrı nedeniyle günlük normal hayata dönebilme 6-10 haftaya ulaşabilmektedir.

Fıtıklar tekrar eder mi?

Fıtık nüks (tekrar etme) oranı değişkendir fakat ameliyat sonrası 10 yıl içinde tekrar riski %1-3 kadar düşük düzeylerdedir. Birçok fıtık onarımdan sonraki 2 yıl içinde nüks eder. Genelde nükler gerilimsiz onarımlarda düşük, anatomik onarımlarda yüksektir.

Fıtık tekrarı genellikle aşırı gergin onarım, gözden kaçmış fıtık, onarımın yeterli kas dokusu içermemesi, yetersiz yama boyutu ve yamanın uygunsuz yerleştirilmesi gibi teknik faktörlere bağlı olabilir.

Fıtık nüksü keza ilk ameliyatta değerlendirilmesi gereken gevşek iç ringin kapatılmasındaki yetersizlikten de olabilir.Fıtık nüksüne neden olan diğer faktörler,artmış karın içi basınç,kronik öksürük,derin kesi enfeksiyonlar ve yarada kötü kollajen formasyonudur. Nüks en çok direkt hernisi olan hastalarda olur ve sıklıkla inguinal kanal tabanında sütur hattı geriliminin en fazla olduğu pubik tüberkül kenarından gelişir, Primer onarım sırasında aşırı gerilim olduğunda gevşetici insizyonların yapılması nüksün azaltılmasına yardımcı olur. Nüks fıtıkların ameliyatında genellikle prostetik yama kullanılır ve fıtık onarılır. Nüks fıtıklar laparoskopik yolla başarı ile onarılabilmektedir. Yama konularak ameliyat yapıldığından dolayı hastalarda fıtık tekrarı da daha düşük olarak bildirilmektedir.

Fıtık Ameliyatından Sonra Yan Etkiler Var Mıdır?

Her ameliyat olduğu gibi fıtık ameliyatlarından sonra da bazı yan etkiler ve komplikasyonlar görülebilir.

Ameliyat sahasında geçici kaşıntı, kızarıklık veya iz oluşması görülebilir ve bunlar genellikle birkaç gün içinde geçer. Ancak ameliyat iziniz büyük oranda geçmekle birlikte görünür halde kalacaktır.

Erkeklerde ameliyat sonrasında testislerde şişme ve yanma görülebilir birkaç gün sonra düzelir.

Ameliyat sonrasında 12-24 saat süre ile idrar yapmada güçlük görülebilir.

Anestezi sonrası kısa dönem anesteziye bağlı halsizlik, yorgunluk görülebilir.

Çok nadir olarak ameliyat sahasında enfeksiyon gelişimi görülebilir.

Ameliyat sonrasında ameliyat sahasında çok nadiren kanamalar görülebilir ve bunlar büyürse hematom adı verilir. Bazen boşaltılması gerekebilir.

Damar hasarları veya organ yaralanmaları çok nadiren karşılaşılan durumlardır.

Ameliyat yerinizde bazen hissizlik veya daha az hissetme gibi yakınmalarınız olabilir. Genellikle his birkaç ay ile birkaç yıla kadar sürebilir. Her 100 ameliyattan 11’inde ameliyat bölgesinde kalıcı hissizlik bildirilmiştir. Laparoskopik cerrahide bu risk çok daha azdır.